KAYA ÇİLİNGİROĞLU'NDAN EROL KÖSE'YE..

Erol Köse’ye dava açan Çilingiroğlu “Şantajcılara boyun eğmedim, bundan sonra da eğmem'

KAYA ÇİLİNGİROĞLU'NDAN EROL KÖSE'YE..

Kaya Çilingiroğlu, yapımcı Erol Köse’nin “Hülya Avşar’la ilgili elimde video ve fotoğraflar var... Kaya (Çilingiroğlu) sus payı ne aldı ve neyle geçiniyor?” sözleri üzerine önceki gün mahkemeye başvurdu. Avukatı Osman Hacıbekiroğlu aracılığıyla açtığı davada Erol Köse’nin elinde kendisini ilgilendiren herhangi bir kaset ve kaydın olmadığını, twitter üzerinden ortaya attığı iddiaların da tamamen asılsız olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili sessizliğini bozan Kaya Çilingiroğlu “47 yıldır Çilingiroğlu soyadını şerefimle taşıdım ve taşımaya devam ediyorum” diyerek şöyle konuştu: “Hayatımın hiçbir döneminde şantajcıların eline malzeme olabilecek bir şey yapmadım. Bugüne kadar hiçbir şantajcının şantajına boyun eğmedim, bundan sonra da eğmeyeceğim. Benimle ilgili herhangi bir kasetin bulunmadığından ve ortaya atılan iddiaların tamamının asılsızlığından emin olduğumdan yasal yollara müracaat ettim. Alnım açık olup bu güvenle bu ahlaksızların yalanını ortaya çıkartmak için avukatım vasıtasıyla

savcılığa suç duyurusunda bulundum. Savcılığa verilen dilekçede de iddiaların şantaj amaçlı ve asılsız olduğu çok açık bir şekilde belirtilmiştir. Savcılık tarafından yapılacak inceleme neticesinde bu adamın iddialarının asılsızlığı ortaya çıkacaktır.”

Çilingiroğlu’nun avukatı Osman Hacıbekiroğlu ise mahkemeye sunduğu dilekçeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada özellikle şunları vurguladı:

“Amaç, şantajcının maskesini indirmek”

Şikayet dilekçesinin 3. paragrafında şüpheli Erol Köse tarafından yapılan “Kaya senin asistanından Feraye’ ye neden gitti. Kaya nelere isyan etti, ikimizde biliyoruz. Kaya ne sus payı aldı ve neyle geçiniyor? Kaya neden vurulmuştu? Biliyoruz” açıklamalarına yer verilmesinin ardından ASILSIZ iddialarda bulunduğu belirtilmiştir.

Aynı paragrafın devamında yine şüphelinin müvekkilimiz Kaya Çilingiroglu’nu kastederek kendisinde var olduğunu iddia ettiği kamera kayıtlarını bildiğini ve bu kayıtlar hakkında konuşmaması için eski eşinden ‘sus payı’ aldığını iddia ettiğini’’ belirtmemizin ardından koyu renk puntolarla ve altı çizilerek; şüphelinin yapmış olduğu bu açıklamaların müştekinin şeref ve haysiyetine, saygınlığına ve ailevi ilişkilerine zarar verecek nitelikte olduğu ve müştekiyi tehdit etmekte hem de asılsız suç isnadında bulunduğu hususu özellikle belirtilmiştir.

Şikayet dilekçesinin 6. Numaralı paragrafında ise: Şüpheli özellikle kamuoyunda tanınmış olan kişilere karşı asılsız iddialarda bulunarak, onlara hakaret etmeyi, onları aşağılamayı, tehditler ve küfürler savurmayı adeta alışkanlık haline getirmiş olduğu özellikle belirtilmiştir.

Şikayet dilekçesinde yer alan ‘asılsız iddialara’ ilişkin kısım görmezden gelinerek, adeta yok sayılarak ve yer verilmeyerek, cımbızla ‘Özel Hayatın Gizliliğini İhlal’’ suçunun hukuki tanım ve neticelerine ilişkin teknik açıklamanın haberde kullanılması ve sanki kaset varmış izlenimi yaratacak şekilde haber yapılması kamuoyunda yanlış izlenim doğmasına sebebiyet vermiştir.

Müvekkilimiz şüphelinin iddialarının asılsız olduğunu bilmesinin verdiği güvenle, şantajcının maskesini indirmek ve kamuoyunun bu şahsın gerçek yüzünü görmesini sağlamak için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur.

Zira şüphelinin elinde var olduğunu iddia ettiği kaset vs kayıtların gerçekte olmadığı ve iddialarının asılsız olduğu ancak Savcılığın yapacağı tahkikatla ortaya çıkacaktır. Müvekkilimiz gerçeğin ortaya çıkması içinde yasal haklarını kullanmaya sonuna kadar devam edecektir